11 Ocak 2018 Perşembe

BİR ŞAİR: KARLA REIMERT

BİR ŞAİR: KARLA REİMERT

Karla Reimert                  (Foto: Dirk Skiba Fotografie)
06.04.1972, Berlin doğumlu Karla Reimert (Karla Montasser), düz yazı ve şiir dallarında eserler vermiş Modern Alman Edebiyatı dönemi edebiyatçılarındandır. Berlin Teknik Üniversitesi’nde Alman Filolojisi, İngiliz Filolojisi ve Genel ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimleri okudu.1998’e kadar Alman-Leh dergisi WIR’da düzeltmenlik yaptı. Halen Yazarlık Bilgisi ve Yaratıcılık atölyelerinde yönetmenlik; KOOK’ta metin düzeltmenliği yapmaktadır.
Tüm bunların yanında, şiir ve düz yazı alanlarında performans çalışmaları da yapmakta olan Reimert; 1998’de Yardımcı Yayımcı Hendrik Haber ile birlikte belgesel film Der bewachte Planet’de (Gözlenen Gezegen) kurgu yardımcılığı ve müzik performansı; 1999’da, Kişisel Gelişim ve Ticari Danışman Boris Laaser’in yardımcılığı ve araştırması ile sanat-izlek akşamı Der Mond’da (Ay) yazarlık; 2001’de, Der Reis in der Maschine (Makinede Yolculuk) filminde sinemacı Bettina Sebek ve Alexander Klose ile birlikte senaryo yazımı ve üretimi; bir süre de, 2001’de, Bruder, zur Sonne, zur Freiheit (Yoldaş, Güneşe, Özgürlüğe!) polisiye TV filmi (Çoklu Ortam-Televizyon için) üretiminde aldı. Yine, 2001’de, Der Die Züge ve Hong-Kong-Weather adlı şiir-film performansları bulunmaktadır.
Yazarın yayımlanmış eserleri: Ich oder Ja, Lehçe-Almanca Öykü Antolojisi, Varşova, 2002; Kafka für Eile, Kafka Rehberi, Berlin, 2003; InnenStadt, Tiyatro Oyunu, Berlin, 2004
Emperyalizmden küreselleşmeye geçişte yaşanan süreçlerden bir tanesi de modernizmin, “dünya vatandaşlığı” adı altında küresel hegemonya kurma girişimlerine sahne olmasıdır. Sanayi devrimi ile başlayan merkezileştirme ve özel mülkiyet bilinci, emperyalizmin daha fazla pazar ve alan ihtiyacından dolayı yıkıma uğratılmıştır. Böylelikle, bu yolla da olsa bireyleşme ve toplumsallaşma yoluna girmiş olan insan, tamamen birer kişilik ülkeler olarak artık uyumsuz ve huzursuz bir hale sokulmuştur. Hiç kimseye ihtiyaç ve güven duymadan, tamamen kendine inanarak, en yukarıya, yükseğe daha yükseğe varma azmi, kibirli bir şekilde günümüz insanının bilincine yansıtılmıştır. İşte bu ortamda, şiirlerinde ağırlıklı olarak aşk ve ölüm konularını işleyen Reimert, bir şair olarak, sadece kendi ıstırabına duyarlı değildir. Aksine, şiirlerinde, özgürlüğü kısıtlayan devletler ve onların yöneticilerinden, sempatizanlarından, terörden, sürgünlerden ve aşklardan da bahsetmektedir. Reimert’in şiirleri, modernin karanlık yüzünü aramaktadır aynı zamanda. Bachman, Celan, Christensen, Kleist, Kafka, Anne Frank, Noor Inayat Khan’da olduğu gibi… Onun şiirleri, I. Dünya Savaşı’nda dumura uğratılmış, II. Dünya Savaşı ile cesedi sokaklarda çiğnenmiş modernizmin yarattığı yalnızlız, silik ve kıstırılmış insanlığın, sessiz çığlığıdır.
İlk bakışta, şiirleri, ölülerin dikili taşları, kabirleri, müze evleri, anı evleri, okurlar için küçük ikametgâhlar gibi görünmektedir. Görünenin altında kapsamlı bir yorum çalışması yatmaktadır: Tamamlanmamış Modernizm Projesi. Okur kendini sağaltmanın ve yaralamanın çift etkisi ile karşı karşıya kalmaktadır.

Bora Uzun Yağrı

karayazı edebiyat, ekim-aralık 2012, sayı 21 

Şiir-Metin çevirilerindeki desteği ve yardımları için Danyal Nacarlı'ya Saygı ve Sevgilerimle...

Güncel: Karla Reimert, ayrıca Türkiye’de Şipşak Kafka kitabının yazarı olarak da tanınmaktadır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder